Yeniçağ TV… Ya bu kanı durdurun!..

29/06/2007yeniçağ

Azîz gönüldaşlarım, bilmem ki şimdilik sadece Türksat 2 A üzerinden yayın yapabilen, normal anten, kablo tv ve şifreli kanallar aracılığıyla evlerimize ulaşma imkanlarını da zorlayan YENİÇAĞ Televizyonu’nu seyredebiliyor, Dünyayı Türkçe izleyebiliyor musunuz?.. Ülküdaşımız Ahmet Çelik Bey, gönüllerini, tecrübelerini, bilgilerini ve sanatlarını koyabilen ve 2 elin parmaklarıyla sayılabilecek dostlarımızla “bir” olarak, amatör ruhuyla “dipdiri”, kendisinden kat be kat, on milyonlarca dolar yatırım yapanlar ölçüsünde profesyonel görünümlü, “iri” hizmetler yapan, Türk Milliyetçilerine ses ve nefes olan bu “millî haber ve kültür kanalını” hayata geçirme başarısına da imza attı. Yayın hayatına başlayalı birkaç ay olmasına rağmen; YENİÇAĞ TV, Türkiye’nin maddeten, manen ve psikolojik olarak çok ağır bir kuşatma altında bulunduğu şu sıralarda; milletimizin kendini, duygu ve düşüncelerini bulduğu bir kanal haline geldi. Daha önce de bazı önemli haber kanallarının kuruluşundaki başarılarıyla tanınan Orhan Can yönetimindeki Yeniçağ TV’nin bir avuç çalışanı, 24 saat yayın yapan bu “yüz akı” kanalda, birer ateş parçası olarak, cürümlerinden büyük başarılar sağlıyorlar…
Saat başı yenilenen ve haber namusunu ilke edinen haber bültenleri, son dakika haberlerinin seyirciye saniye geçirilmeden ulaştırılması, şu seçim zemininde siyasî parti mitinglerinin canlı verilmesi; zengin tartışma, kültür ve tarih programlarının millî bir bakışla sunulması bir yana; gönüllerimize tercüman olan, yürek yangınlarımıza su serpen klipleri seyredemezseniz, inanın çok şey kaçırmış olursunuz dostlarım…
YENİÇAĞ TV’ye, yayına başladığı andan itibaren, her hafta yaptığı canlı “Türkü Harmanı” programıyla destek veren, gönüldaşlarımızın “Türk’e yaraşır Türkü isteklerini” zengin dağarcığı ve “hoca ustalığıyla” anında yerine getiren Esat Kabaklı, ne çare ki bu haftadan itibaren, yaz döneminde 2 aylık tatil yapacak. Ancak YENİÇAĞ TV’nin genç ve başarılı yönetmenlerinin hazırladığı ve Esat Kabaklı’nın seslendirdiği 2 “Oğul” klibi var ki akıllara zarar… Dün sözlerinden bir bölümü sunduğum “Bil Oğlum” adlı nasihat ile, Şehitlerimize ağıt olarak okuduğu, ilk kasetine de adını veren “Seni vuran eller kırılsın oğul” adlı eserleri, o ciğer pâreleyen görüntüler eşliğinde dinlemek, tarifi imkânsız bir his ile kaynağını imandan alan vatan sevgisini coşturuyor…

Ozan Arif söz söyler!..
Ya “Çağımızın Dede Korkut’u”, ülküdaşı ve gardaşı olmakla iftihar ettiğim Ozan Arif’imizin, 1990’ların ilk yarısında yazıp, o yiğit sesiyle okuduğu, vatanımızın Güneydoğusu ile birlikte yüreklerimizi de kasıp kavuran bölücü terör kahpeliğini anlattığı “Terör” adlı şiirin, televizyonculuk açısından muhteşem, millî şuur ve vicdan bakımından insan olanı 380 volt elektrik çarpmışçasına titreten o görüntüler eşliğinde sunuluşu!..
Önceki gün Yaşar Büyükanıt ve İlker Başbuğ paşaların Eğirdir’de yaptıkları basın toplantısını ekran aracılığıyla takip ederken, aklımdan neler geçmedi ki!..
Türkiye’de “vaziyeti idare eden” etkililer ve maalesef “sorumsuz” yetkililer, geçmişte eli kanlı bölücü terör örgütünü “başı bozuk 3-5 çapulcu” diye hafife alırken, Ülkücü Hareket’in Bânîsi cennetmekân Başbuğ Alparslan Türkeş, bu çeteyi Vahşi Batı’nın, AB-D’nin kurup yönettiğini ve iplerini elinde tuttuğunu haykırıyordu. Bu çetenin TBMM’ye hançer misali sokulmuş elemanlarını ve haddini bilmez sermayedarın birini; “Ne mozaiği ulan” ve “Çizmeyi aşma ağa” sözleriyle azarlıyordu…
Türk Milliyetçileri, Türkiye’nin bu çete ve benzerleri vasıtasıyla bölünme tehdidine maruz bırakıldığını ta başından tespit ederken; bazı sözde demokrasi havarileri; “barış, insan hakkı” tamtamcılığı yapıyorlardı. Çok kısa sürede ortaya çıktı ki; PKK terör çetesi “Haçlı – Siyonist İttifakı”nın maşasıdır ve tıpkı patronları gibi asla demokrasi, insan hakkı veya barış tanımaz. Gûya adına hareket iddiasında olduğu Kürt kardeşlerimizi de bebek, çocuk, genç, yaşlı, kadın erkek ayırmadan katletmekten geri durmaz. O tarihlerde bazı “yetkililer” sözde “müttefikleri” ABD’ye toz kondurmazlarken; yıllar sonra Türk Silahlı Kuvvetleri’nin en üst seviyedeki komutanlarının diplomatik ifadelerle de olsa terörün destekçisi ve kaynağı olarak “müttefik ABD’yi” gösteriyor olmaları, biraz geç de olsa akan kanın durdurulması bakımından yerindedir ve ümit vericidir.
İşte Ozan Arif’in, 1994’te yazıp okuduğu o kor gibi 24 beşlikten birkaçını beraber okuyalım:

TERÖR
Her tarafta kan, kan, kan her taraf şehit yası
Ya bir ana ya bir dul ya da yetim ağlaması
İşte bu Türkiye’nin bugünkü manzarası
Yetmez mi akan kanlar, yetmez mi sönen ocak?
Ya bu kanı durdurun, ya millet durduracak.
Devletin kaderini elinde tutan beyler;
Şehitlerin ardından bol nutuk atan beyler;
Artık lafı bırakın yanıyor vatan beyler,
Bu yangını vahşeti kim sona erdirecek?
Ya bu kanı durdurun, ya millet durduracak.
Boş lafı bırakın beyler; soyunuz söndü mü hiç?
Hiç evlat verdiniz mi bağrınız yandı mı hiç?
Askerdeki oğlunuz tabutla döndü mü hiç?
Hiç acı çektiniz mi yürekler yardıracak?
Ya bu kanı durdurun, ya millet durduracak.
Buna terör demeyin, diyene şaşıyoruz,
Terör derken taa baştan hataya düşüyoruz.
Ne terörü efendim, bir savaş yaşıyoruz!..
Savaş evet savaş bu, PKK bir oyuncak,
Ya bu kanı durdurun, ya millet durduracak.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>